S I K I C I MECMUA:

"Sanat sıkıcıdır!" birçoğuna göre... Bize göre sıkıcı olansa, sosyalleşme adı altında açılışlarda boy gösterip, kimin dalkavukluğunu yapsam da varlığımı kanıtlasam, diye dolaşmaktır.
  • Marmotte....Size....27.12.2011

    Veronique Meignaud aka Marmotte, 1984 Fransa doğumlu genç bir yetenek. Emile Cohl Art School'dan mezun olduktan sonra video oyun endüstrisinde, concept artist olarak çalışmaya başlamış. Çeşitli dergiler ve moda firmaları için yaptıkları da cabası tabii. 2010'dan beri Montreal, Kanada'da yaşayan Marmotte, bugüne kadar pek çok sergiye katılarak sanatçı yönünü de beslemeyi ihmal etmiyor.

  • Michael Peck....Size....27.12.2011

    Michael Peck, Melbourne Avustralya'da doğup büyümüş yetenekli bir sanatçı. Çalışmalarında çoğunlukla post modern dünyanın sancılarına eğiliyor. Azınlıklar, kültürel kimlik kayıpları, daha büyük topluluklar tarafından asimile edilenler gibi konularda çalışmalar yapıyor. İşlerinin gerisini görmek için; http://www.michaelpeckart.com/

  • Banksy tekrar bir galeride!....Size....25.12.2011

    İngiliz sokak sanatçısı Banksy, ikinci kez bir galeri için iş üretti. Liverpool'daki Walker Art Gallery için yaptığı çalışmasında, bir rahibin suratını banyo karolarıyla kaplayarak, son dönemde patlayan çocuk tacizi skandallarına bir gönderme yapan işin üstüne not olarak:  “I’m never sure who deserves to be put on a pedestal or crushed under one.” sanatçıya Istanbul'dan sevgiler diyoruz.

  • Zhang Huan....Size....23.12.2011

    Zhang Huan, Çin'in baskıcı ve otoriter dünyasından fırlamış bir sanatçı. Çalışmalarını çoğunlukla devasa boyuttaki heykeller oluşturuyor olsa da, resim, illüstrasyon, enstelasyon gibi pek çok farklı disiplinden beslenen ve bu alanlarda üretim yapan bir yetenek!

  • Size is looking for YOU!....Size....21.12.2011

    Dear Writer! Blogger! Drinker! Artist! Photographer! Designer! Opinionated Hipster! All!
    The 1st anniversary of SIZE is upon us and we will be celebrating it with our 6th issue on the theme of EGO. Submit your piece, covering no more than 2 pages. That is, no more than 250 words. Or however many images you can fit on two pages. Be sensible. Don't curb your ego, but don't make us resize you!
    GO! OPEN SUBMISSIONS NOW! You can send your works with the subject line "ego and your work's name" to: iletisim@japonlar.jp

  • Kendine İyi Bak....Size....20.12.2011

    Derginin inanç sayısında, Burcu Tokatlı'nın bu işinden kareleri görmüştünüz. Buyrunuz videosu...

  • Alicja Dobrucka....Size....05.12.2011

    Biraz da fotoğraf... Alicja Dobrucka ile tanışın!

  • Ryan McGinley....Size....04.12.2011

    1977'de New Jersey'de doğan sanatçı, hala New york'ta yaşıyor. Bugüne kadar sayısız sergi açan Ryan, işlerinde çıplaklığa yer verse de, hayli değişik açılardan konuya yaklaşıyor.

  • Sean Edward....Size....03.12.2011

    Avustralyalı illüstratör Sean Edward, Tazmanya Sanat Okulundan ayrıldıktan sonra Japonya'nın Joetsu, Niigata bölgesinde yaşamına devam etme kararı almış. Amerika, Japonya ve Avustralya'da pek çok sergi açan sanatçının işleri hayli dikkat çekici...

  • Nicholas Galanin....Size....03.12.2011

    Alaskalı sanatçı Nicholas Galanin, 13 Ocak'ta Artmur'da açacağı serginin ilk parçalarını görücüye çıkardı. Değişik enstelasyonlar ve heykellerden oluşan sergi 25 Şubat'a kadar ziyaret edilebilir.

  • Joyce Ho....Size....03.12.2011

    Joyce Ho'nun yalnızca işlerini paylaşmak istiyoruz sizinle.

     

    http://www.joycehostudio.com/

  • Minjae Lee....Size....08.11.2011

    Kuzey Kore doğumlu Minjae Lee, yalnızca 22 yaşında. Ancak portfolyosuna doldurduğu muhteşem illüstrasyonlar, kullandığı renkler ve müthiş detaylı çalışmaları dolayısıyla bütün dünya tarafından tanınan bir çizer oldu bile...

  • Tristram Lansdowne ....Size....02.11.2011

    Kanada'lı ressam Tristram Lansdowne, 2011 Royal Bank of Canada resim yarışmasında diğer onbeş adayla birlikte yarı finale kaldı. Bugüne kadar sayısız kişisel ve grup sergisinde kendini gösteren, pek çok kez ödüller alan Tristram, kendi sınırlarını zorlamaya devam ederken bize de keyifle onu izlemek ve ne zaman duvarımda göreceğim diye düşünmek kalıyor sanırım.

  • Anna Aden....Size....02.11.2011

    Anna Aden, 25 yaşında Isveçli bir fotoğrafçı. Çektiği her karede keskin zekası ve pırıltısını da ortaya koyuyor. Bugüne kadar Nylon, Unicorn Magazine, Blanket Magazine, Raw Magazine, Blend Magazine gibi dergilerde işleri yayınlanan Anna'nın, röportajları internette dolaşmaya başladı bile.

  • Mound....Size....28.10.2011

    Glorious claymation by Allison Schulnick

  • Don't Panic, We Are Islamic....Size....07.09.2011

    Muzır kurulu tarafından açık - seçik ve sakıncalı bulunan ''İsyan'' sayımızınardından kendimize biraz çekidüzen verelim istedik. Özgür olmanın ''tek yolu'' örtünmektir dedik ve edebimizle çarşafa girdik. Çarşafın altında neler olduğunu öğrenmek istiyorsanız Size Magazine'in ''Sansür'' sayısını kaçırmayın!

  • Beautiful Strangers....Size....20.07.2011

    Genç yetenek Luca Mantovanelli'den görülmeye değer illüstrasyonlar.

  • Muzır Kurulu Çalışıyor!....Size....11.07.2011

    Harakiri dergisine verilen ağır para cezasının ardından ahlakımızın koruyucusu Muzır Kurulu bizim dergiyi de ''zararlı'' buldu. Size'ın cevabı ise açık; ''Durmak yok, yola devam!'' diyoruz ve dergimizin kurucusu Çağın Türker'in Radikal gazetesine konuyla ilgili yaptığı açıklamaları sizlerle paylaşıyoruz. Buyrun..

  • Black & White....Size....27.06.2011

    İspanyol sanatçı Berto Martinez'in çeşitli magazin dergileri için hazırladığı illüstrasyonları.

  • Afghan Hound....Size....27.06.2011

    Danimarkalı sanatçı Lilibeth Cuenca Rasmussen'in ifade özgürlüğü ve cinsel kimlikleri konu alan ''Afgan Hound'' başlıklı performansı Venedik Bienali'nde gösterimde.

  • Mel Kadel....Size....23.06.2011

    Amerikalı sanatçı Mel Kadel antika kağıtlar, tükenmez kalem, yapışkan ve değişik boya türlerini kullandığı çalışmalarıyla dikkat çekiyor. Daha fazlası için http://melkadel.com/

  • 2+2=5 Farklı Düzenler....Size....21.06.2011

    Bahar Çolak'ın küratörlüğünü üstlendiği ''2+2=5 Farklı Düzenler'' sergisi, 28 Haziran - 5 Temmuz tarihleri arasında galeristella'da gösterimde olacak. Sergide çalışmaları gösterilecek olan sanatçılar ise şöyle; Deniz Yardımcı, Gamze Kurden, Sinem Cansu ve Sadece Kaan.

    galeristella

    Asmalımescit Mah. Oteller Sok.
    No:9 D:1 Beyoğlu-İstanbul

  • Rüyalara Kaçış....Size....21.06.2011

    İngiliz görsel sanatçı Seana Gavin'in gerçekliğin dışında yeni bir dünya yarattığı sürreal kolaj çalışmalarını 3939 online satış sitesinden edinebilirsiniz.

    http://www.3939shop.com/collections/stationary-print-art/seana-gavin

  • Collages by Sebastian Ospina....Size....20.06.2011

    Kolombiyalı grafik tasarımcı Sebastian Ospina'dan kadın suretleri.

  • Art of David Salle ....Size....13.06.2011

    30 yılı aşkın bir süredir görsel betimlemeleriyle post-modern sanat anlayışını tanımlayan New York'lu ressam David Salle'in son sergisi 17 Temmuz'a kadar Londra Maureen Paley galllery'de.

  • Untitled (Fashion) by Richard Prince....Size....13.06.2011

    Amerikalı ressam ve fotoğraf sanatçısı Richard Prince'ın dergi sayfalarında yer alan reklam afişlerini yeniden yorumlayarak yarattığı ve Untitled (Fashion) başlığı altında topladığı çalışmalarını içeren sergisi 16 Temmuz'a kadar Hong Kong Gagosian Gallery'de gösterimde.

  • Linder at Stuart Shave Gallery....Size....09.06.2011

    70'li yıllardan bu yana sosyo-kültürel normlarını ve cinsel kimlik temalarını işleyen İngiliz sanatçı Linder Sterling'in son sergisi Londra Stuart Shave Modern Sanat Galerisi'nde 24 Haziran'a kadar gösterimde.

  • The meaning of love by Laetita Benat....Size....07.06.2011

    Fransız fotoğraf sanatçısı Laetita Benat'nın ''The meaning of love'' başlığı altında topladığı fotoğraf çalışmalarının ilk baskısı yayımlandı. http://kaugummi.fr/themeaningoflove.html

  • Kevin Morosky at The Orange Dot....Size....07.06.2011

    Fotoğrafçı ve Dj Kevin Morosky'nin ''Tanıdığımız insanlar ve onların tanıdıkları insanlar'' fikri üzerinden ortaya çıkan ve sanatçının 2 yıllık çalışmalarından seçme fotoğraflar içeren SIX adlı sergisi 30 HAziran'a kadar The Orange Dot Londra galerisinde gösterimde.

  • HAIKU....Size....03.06.2011

    İtalyan sanatçılar Danilo Bozzetto ve Umberto Ferrero'nun, insanın doğayla olan ilişkisini basit, yalın ve kısa mısralarla aktaran Japon geleneksel şiir türü Haiku'yu yeniden yorumladıkları çalışmalarını içeren son sergileri, Roma Ermanno Tedeschi Galerisi'nde 29 Haziran'a kadar gösterimde.

  • Miras Babadan Oğula Geçer....Size....02.06.2011

    Ali Elmacı, “Zenginler de Ağlar”, “Miras Babadan Oğula Geçer” ve ''Sana inandım, sana güvendim'' adlı üç ayrı seriden oluşan ilk kişisel sergisinde, sosyo-ekonomik konumların getirdiği sahte güvenlik duygusunu bireyler üzerinden işliyor. Ali Elmacı'nın üç ana başlık altında topladığı çalışmaları 17 Mayıs – 18 Haziran, 2011 tarihleri arasında x-ist’te görülebilir.

    Abdi İpekci Cad.
    Kaşıkçıoğlu Apt. No:42 D.2
    Nişantaşı / İstanbul (pazar günleri kapalı)

  • Absence of Light by Bruce French....Size....02.06.2011

    Son dönem çalışmlarıyla öne çıkan genç İngiliz sanatçı Bruce French'in kara kalem, yağlı boya ve özel baskı çalışmalarını içeren üçüncü kişisel sergisi ''Absence of Light'' 2 Temmuz tarihine kadar Londra Scream Gallery'de gösterimde.

  • Ölçümüzü Bilemedik!....Size....01.06.2011

     24 Haziran'da piyasada olacak "Sansür" sayısının hazırlıkları devam ederken, sansüre uğradığımızı öğrenmek... paha biçilemez!  http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aType=RadikalDetayV3&ArticleID=1051344&Date=01.06.2011&CategoryID=77

  • Hey, I Have An Excellent Idea.......Size....26.04.2011

    Wolfe von Lenkiewicz'in sanat tarihinin en popüler betimlemelerini farklı kompozisyonlarla yeniden yorumladığı ''Hey, Hey… I Have An Excellent Idea Let’s Changed The Subject'' adlı sergisi 14 Mayıs'tan itibaren All Visual Arts galerisinde gösterilecek.

  • Fall Frum Grace by Kara Walker....Size....25.04.2011

    Gölge figürleri ile Irk, cinsiyet, kimlik ve cinsellik temalarını ustaca işleyen Kara Walker'ın son video çalışması ''Fall Fall Frum Grace, Miss Pipi's Blue Tale'', Lehman Maupin Gallery'de 4 Haziran'a kadar sergilenecek.

  • Chocolate Waterfall by Bompas & Parr....Size....25.04.2011

    Yenilebilir dekorasyon ve sanat çalışmalarıyla tanınan Bompas & Parr ikilisi Londra Whiteleys alışveriş merkezinde yeni bir enstalasyona daha imza attı. Beş tonluk bir çikolata şelalesi ve dünyanın ilk solunabilir çikolata havasını içeren enstalasyon oldukça ilgi çekici.

  • The Magnificent Stanley Kubrick....Size....21.04.2011

    Cinematheque Française, bahar sezonuyla birlikte efsanevi yönetmen Stanley Kubrick’in hayatı ve çalışmalarını mercek altına alıyor. ‘Killer’s Kiss’den ‘Full Metal Jacket’a, ünlü yönetmenin büyüleyici sinema yapıtları bir dizi sergi, film gösterimi ve etkinlikle yeniden izleyiciyle buluşuyor. www.cinematheque.fr

  • Egotrips by Ruadh DeLone....Size....21.04.2011

    Hollandalı fotoğraf sanatçısı Ruadh DeLone’un, Oscar Wilde’ın ünlü karakteri Dorian Gray’in şeytani portresi misali, ruhunu ele geçiren ünlü, ürkütücü ve eğlenceli otoportreleri.

  • Collecting David LaChapelle....Size....20.04.2011

    Ünlü fotoğraf sanatçısı David LaChapelle’in üç baskı çalışması, modern sanatçıların en özel ve ayrıcalıklı çalışmalarının satışa sunulduğu ‘Exhibition A’ web sitesinde 30 Mayıs tarihine kadar satışta olacak.

  • The Last Newspaper....Size....20.04.2011

    Sanatçıların gazete başlıklarını yönlendiren haberlere ve fotoğraflara karşı farklı yaklaşımlarını ortaya koydukları ‘The Last Newspaper’ karma sergisi, Richard Flood and Benjamin Godsill’in küratörlüğünde New York’ta gösterildi.

  • Art in the Street....Size....19.04.2011

    Levi’s ve Modern Sanatlar Müzesi ortaklığıyla geçtiğimiz pazar günü Los Angeles’da açılan Levi’s kısa film atölyesi, Levi’s’in sokak kültürü ve sanatının gelişimi üzerine deneysel çalışmaları mercek altına aldığı ‘’Art in the Street’’ projesi kapsamında yer alacak. Proje kapsamında 10 ayrı sokak sanatçısının Levi’s’in klasikleşmiş kot ceketleri üzerine yaptıkları grafiti çalışmaları da sergilenecek. www.workshops.levi.com

  • The Cult of Beauty....Size....19.04.2011

    Küratörlüğünü Stephen Calloway’in yaptığı The Cult Of Beauty sergisi, Arthur Silver, James McNeill Whistler, Dante Gabriel Rossetti ve Frederic Lord Leighton gibi sanatçıların 20.yy sanat akımlarını kökten etkilemiş görsel yapıtlarını bir araya getirerek estetik kavramını yeniden sorguluyor. The Cult Of Beauty: The Aesthetic Movement sergisi 17 Temmuz’a kadar Londra’daki The Victoria And Albert Müzesi’nde sergilenecek.

  • The Art of Graham Franciose....Size....18.04.2011

    Amerikalı genç ve yetenekli sanatçı Graham Franciose’dan ilginç ve bir o kadar da dokunaklı illüstrasyonlar. http://grahamfranciose.com

  • The Bunny Boy....Size....15.04.2011

    İngiliz feminist sanatçı Margaret Harrison, 1971 yılında polis tarafından kapatılan ilk sergisinden tam 40 yıl sonra yeniden Londra’da. Sanatçının, Playboy Dergisi'nin sahibi Hugh Hefner’i müstehcen bir tavşan kostümüyle betimlediği ve polis baskını sırasında çalınan ''bunny boy'' adlı çalışmasının da yer alacağı ''I Am Fantasy'' sergisi, 21 Mayıs’a kadar Londra PayneShurvell Sanat Galerisi’nde gösterilecek.

  • The Ladder of Escape by Joan Miro....Size....14.04.2011

    Ev dekorasyonumuzu tamamlamak için uğradığımız resim tezgahlarında oldukça kaliteli baskılarıyla karşımıza çıkan ve belki de bu yüzden aklımızda bir şekilde yer edinen sürreal ekspresyonizm’in en önemli temsilcisi Joan Miro’nun 60 yıllık kariyerinden özel olarak seçilmiş 150’den fazla çalışmasını içeren retrospektif sergisi 14 Nisan’dan itibaren Tate Modern Sanatlar Galerisi’nde sergilenmeye başlıyor. Son 50 yıl içerisinde gerçekleştirilen en geniş kapsamlı Miro retrospektifi olan ‘’The Ladder of Escape’’ 11 Eylül 2011 tarihine kadar gösterimde olacak.

  • Gizil Alanlar....Size....14.04.2011

    Londra’nın yeni filizlenen sanatçılarından biri olan Zoe Catherine Kendall, fotoğraf, resim ve video alanındaki yaratıcılığını gözler önüne seren ‘’Private Spaces’’ sergisi ile bizleri, toplum karmaşasının dışında kendimize ait gizil alanlar yaratmaya davet ediyor.

  • Collecting Memories....Size....01.04.2011

    Asla bir yığına dönüşmeyen toplayıcı ve biriktirici temelli çalışmalarıyla geçmişin silik izlerini yeniden 3 boyutlu formlarıyla bir araya getiren New York'lu sanatçı Dustin Yellin, ''Osiris on the Table'' adı altında toplanan yeni çalışmalarıyla parça ve bütün arasındaki çatışmayı sürdürüyor. Kötü kalpli kardeşi (klasik!) tarafından parçalara ayrılan sevgili eşi Osiris'i yeniden görmeyi arzulayan kraliçe Isis'in Nil Nehri boyunca sevgilisinin parçalarını  toplayıp aşkı ile onu yeniden hayata döndürmesine yapılan göndermeden yola çıkan ''Osiris on the Table'', sanatçının yağlı boya, reçine ve cam ile boyutlandırdığı bir dizi heykel ve resim çalışmasını içeriyor.

  • I Am King! ....Size....01.04.2011

    70’lerin isyan sembolü haline gelen Muhammed Ali efsanesi, Sunday Times gazetesinin eski sanat editörü Davis King’in, 1974 tarihinde Muhammed Ali’nin ve George Foreman’ı yenerek dünya ağır siklet boks şampiyonu ünvanını geri kazandığı karşılaşmanın hazırlık döneminde görüntülediği karelerle İngiltere Lucy Bell Fine Art’da.

     

  • Pornografi; 57 milyar dolarlık bir sektör müdür, yoksa kışkırtıcı bir masumiyet silahı mı?....Mert Özgen....15.03.2011

    pornografi is. Fr. Açık saçık yayın veya resim; edebe aykırı kitap veya resim.

    açık şaçık s. 1. Göreneğe aykırı derecede çıplak veya örtüsüz. 2. mec. İffetsiz,

    hafifmeşrep (kadın): “Ona bakıp beni de sakın açık saçık bir kadın sanma...” – H. R. Günpınar.

    edep, -bi is. Ar. Toplum töresine uygun ve iyi davranma, incelik, utanma, terbiye:

    Edepleriyle otururlar, oranın ağırbaşlı havasını hiç bozmazlardı.” –S. Birsel.

    aykırı s. Alışılmışa, doğru diye bellenmişe uygun olmayan, karşıt, ters: “Bu paldır

    küldür görüşme tarzı insana hiç de aykırı gelmiyordu.” –Y. K. Karacaoğmanoğlu

    Pornografi cinsel anlamda tahrik etme amacıyla insan vücudunun ve mahremiyetinin edebi veya resimsel olarak yansıtılmasıdır; bir başka deyişle sınırları olmayan- tamamen zengin cinsel fantazilerin ve hayal gücünün erotizmden farklılaşarak - belki biraz daha masumiyetini ve gizemini kaybederek kışkırtıcı bir silah haline gelmesidir.

    ABD’de yapılan bir araştırmanın pornografi sitelerinin ziyaretçilerinin yüzde 30’unun kadın olduğu sonucundan yola çıkarak, rahatlıkla erkekegemen bir endüstriden söz edildiğini vurgulayabiliriz. Bu sektörde kadının görevi izlenilmek kadar basittir, fakat günümüzde heteroseksüel veya homosekseül ilişkiden farklı olarak ilişkinin temelini acı, aşağılanma veya tecavüz oluşturmaktadır. Bu piyasa içinde kadınlar, özneler olarak değil; cansız, kimliksiz, sadece erkeklerin zevklerine hitap eden cinsel nesneler olarak temsil ediliyor. İşte bu yüzden 1970li yıllara gidildiğinde pornografi karşıtı feminist hareketle farklı bir pornografi tanımına şahit oluyoruz.

    Bir kadın düşünün, tüketim toplumunun ortasında, Playboy, Modern Man gibi erkek dergilerinin atakta olduğu yıllar... Ve O “Artforum” için bir reklam hazırlıyor. Güçlü bir kadın, mahrem bölgesine arzu ve ihtirasla yapay penis yerleştiriyor. Bakanları rahatsız edecek kadar açık bir görüntü, hatta yargılanabilecek derecede! Lynda Benglis’in 1974 yılında çektiği bu fotoğrafın amacı pornografik harekete dahil olmaktan ziyade, bu endüstri içindeki kadının rolüne ve gücüne farklı bir boyut katmaktı; kadını şiddet gören, tecavüze uğrayan, değişik erkekegemen fantazilerin dışında tutup, farklı ve alışılmadık bir kadın figürü yaratmaktı. Üretilenlerin dışında Benglis’te cinselliğin yanı sıra estetik kaygıların güdüldüğü, ve sanat tarihinde kullanılan “kadının güzellik” kavramının dışına çıkmadan, günümüz estetik ve kadın çerçevesi içinde sentezlenmiş bir propaganda olduğunu fark ediyoruz.

    Sanatın başladığı tarihlerden bu güne, birçok cinsel içerikli heykel, resim bulmak mümkündür, özellikle fotoğraf makinesinin başlangıcından beri erotik ve pornografik sahneleri konu alan kareler vardır. Bu yüzdendir ki – sanat bir nevi toplumsal hayatı yansıttığından – cinselliğin de sanat içinde yer alması doğaldır. Gustave Courbet, Gustav Klimt, Egon Schiele, Picasso, Edouard-Henri Avril gibi birçok sanatçının cinsel içerikli çiziminin olması kaçınılmazdır.

    İşte bu noktada akıllarda soru işaretleri oluşmaktadır. Sanat eserleri için ahlaki değer sorgulaması yapmak ne derece anlamlıdır, veya sanat özgür bir disiplinse şayet – evet hepimiz sanatın özgürlük ürünü olduğuna hemfikirizdir umarım – sanatçının istediği ve belirlediği her konu birer sanat eseri olarak değerlendirilemez mi?

    Günümüzde klasik sanat anlayışındaki estetik kavramının giderek değiştiğini ve hatta estetik kavramının yoksun olmasının bile ayrı bir estetik düşünceyi ele aldığını düşünürsek – gerek eleştiri, gerekse üslup olarak sanatçı her konuyu özgür bir düşünceyle ele alma özgürlüğüne sahip olmalıdır. Sanatta var olan figür, nesne veya her neyse etik değerlerle yargılanmamalıdır. İşte bu sebeple, nü bir tablonun erotik ya da pornografik olduğuna karar vermek zordur. Hatta belki çıplaklık sadece “sanat” olarak bile adlandırılabilinir. Asıl tehdit sanatta barınan gizli kahramanlardır; bunlar “seyirlik” değil aksine “seyredenler”dir. İşte bu yüzdendir ki soruların cevabı toplumda ve toplumun kendi etik değerleri içindedir.

    Belki de sorulması gereken tek anlamlı soru; toplum sanatın neresindedir veya sanatçı kimdir?

  • ZOOM....Mert Derman ....08.02.2011

    Türkiye’de fotoğraf sanatçısı denildiğinde aklımıza ilk gelen, genelde popüler isimler oluyor. Onlar da bir elin parmaklarını geçmeyecek sayıda. Ortaya koydukları, farklı olduğu zannedilen işlerin hepsi birbirinin benzerleri aslinda. Her hafta onları basılı yayınlarda görüyoruz. Kiminin 10 adet asistanı var, kimi sadece deklanşöre dokunup fotoğraf üzerine resim yapıyor. Bu kişiler önemli sosyal projelere imza atıyor, hatta dergi basıyor ve çoğu yaptıkları projenin ne olduğunundan bile bihaber. Kamera karşısında kimsenin anlamayacağı üslupta cümleleri çevirip duruyorlar. Üstelik Türkiye’nin önde gelen isimleri bile bu kişilerle çalışıyor. Bu noktada sanatçılarda değil, hedef kitlede bir problem olduğu ortaya çıkıyor.

    Kitle problemi ile bağlantılı bir başka konuya değinmek istiyorum. Birkaç sene kadar önce, SLR makinelerin popüler olmasıyla, hepimizin bildiği gibi herkes bir anda fotoğraf çekmeye başladı. Bazıları bu işte başarısız oldu ve devam ettiremedi ama bazıları yurt içi ve yurt dışında başarılı işlere imza attı. Hedef kitle nedeniyle bu isimleri fazla duyamadık çünkü fotoğraflarını manşetlerde pek göremedik. Bunun sebebi belki fotoğraflarının uygun görülmemesi ya da medya ile kuvvetli bir “manevi” dostluk kuramamış olmalarıydı. Bu yetenekler çıkış yollarını Avrupa’da buldular.

    Peki, bu işler Avrupa’da nasıl işliyor diye kendimize soracak olursak… Öncelikle kimse maddi ve manevi anlayışlarını işine yansıtmadığı için çalışmalar kolayca ve profesyonelce yapılıyor. Bu nedenle ortaya çıkan işlere büyük saygı duyuluyor. Bu anlayış olumlu bir döngüye yol açıyor. Kısa sürede ortaya çıkan nitelikli iş sayısının fazla olması sayesinde sanat akımları geçmiştekinden çok daha hızlı gelişiyor ve yenileniyor. Böylece Avrupa kısa zamanda özgün iş yaratan çok sayıda kreatif beyin ile döngüsünü genişletiyor. Tabii Avrupa’daki güzel sanatlar fakültelerinin büyük bir kısmının teknik eğitime yer vermeden sosyal sorumluluk ve sanat projelerine ağırlık vermeleri de bu döngünün devamlı olmasında büyük rol oynuyor.

    Türkiye’de ise bu eğitimi veren okullar 4 sene gibi uzun bir süreyi teknik eğitim ile harcıyor ve sonunda öğrencilerden sanatçı olmalarını bekliyorlar.

    Ülkemizdeki sanatın niteliğini doğrudan insanların sosyo-ekonomik düşünce biçimleriyle de açıklayabiliriz. Batı Avrupa’daki bireylerin temel yaşam amacı olan mutluluk, Türkiye’de ne yazık ki yerini kapitalist düşünceye bırakıyor ve insanlar mutlu olmak için kazanç sağlamaları gerektiğini unutuyor. Türkiye’deki sanatçılara baktığımızda büyük çoğunluğun devamlı daha fazlasını istediğini ve sürekli tüketim içinde olduklarını görüyoruz. Öyle ki sanatçıların kendi meslekleri dışında yüksek kazanç sağladıkları başka bir iş ile uğraşmaları sosyal çevrede artık normal karşılanmakta.

    İş seyahatim sırasında Milano’da tanıştığım 30 yaşlarındaki Danimarkalı bir sanatçıya ne ile alakadar olduğunu sorduğumda “yaklaşık 15 senedir favori şehrimi arıyorum ve halen bulamadım” demesi bize ne yapmamız gerektiğini kısaca anlatıyor belki de.

    Size, yakın zamanda gezdiğim bir sanat galerisinden söz etmek istiyorum. La Fresh Gallery.

    Sahibi ülkesinde oldukça tanınmış transeksüel bir kadın olan Topacio Fresh. 1979 Arjantin doğumlu olan sanatçı, ülkesindeki ünlü isimlerden biri. Uzun süredir Madrid’de yaşayan Fresh, İspanya’daki önemli müzik gruplarından biri olan Fangoria ile önemli projelere imza atmış. Uzun süre dans etmiş ve oldukça iyi şarkı söylemekte. Şu sıralarda ise yetenek avcılığı ile meşgul. Madrid sanat camiasının yeni gözbebeği olan Fresh, birbirinden farklı sanatçıları Avrupalı sanat severlerle buluşturuyor ve sanatçı-koleksiyoner-müşteri ilişkisini kolaylaştırıyor. Yetenekli isimleri bünyesinde barındıran galeri, 2008 yılından bu yana ricardo Cases, Nacho Torra, Aitor Saraiba, Abdul Vas, Hugo de la Rosa, Slava Mogutin, Riiko Sakkinen gibi isimleri konuk etmiş ve son olarak Gorka Potigo Breedvled’in sıra dışı fotoğraf sergisine ev sahipliği yapmakta.