Pornografi; 57 milyar dolarlık bir sektör müdür, yoksa kışkırtıcı bir masumiyet silahı mı?....Mert Özgen....15.03.2011
pornografi is. Fr. Açık saçık yayın veya resim; edebe aykırı kitap veya resim.
açık şaçık s. 1. Göreneğe aykırı derecede çıplak veya örtüsüz. 2. mec. İffetsiz,
hafifmeşrep (kadın): “Ona bakıp beni de sakın açık saçık bir kadın sanma...” – H. R. Günpınar.
edep, -bi is. Ar. Toplum töresine uygun ve iyi davranma, incelik, utanma, terbiye:
“Edepleriyle otururlar, oranın ağırbaşlı havasını hiç bozmazlardı.” –S. Birsel.
aykırı s. Alışılmışa, doğru diye bellenmişe uygun olmayan, karşıt, ters: “Bu paldır
küldür görüşme tarzı insana hiç de aykırı gelmiyordu.” –Y. K. Karacaoğmanoğlu
Pornografi cinsel anlamda tahrik etme amacıyla insan vücudunun ve mahremiyetinin edebi veya resimsel olarak yansıtılmasıdır; bir başka deyişle sınırları olmayan- tamamen zengin cinsel fantazilerin ve hayal gücünün erotizmden farklılaşarak - belki biraz daha masumiyetini ve gizemini kaybederek kışkırtıcı bir silah haline gelmesidir.
ABD’de yapılan bir araştırmanın pornografi sitelerinin ziyaretçilerinin yüzde 30’unun kadın olduğu sonucundan yola çıkarak, rahatlıkla erkekegemen bir endüstriden söz edildiğini vurgulayabiliriz. Bu sektörde kadının görevi izlenilmek kadar basittir, fakat günümüzde heteroseksüel veya homosekseül ilişkiden farklı olarak ilişkinin temelini acı, aşağılanma veya tecavüz oluşturmaktadır. Bu piyasa içinde kadınlar, özneler olarak değil; cansız, kimliksiz, sadece erkeklerin zevklerine hitap eden cinsel nesneler olarak temsil ediliyor. İşte bu yüzden 1970li yıllara gidildiğinde pornografi karşıtı feminist hareketle farklı bir pornografi tanımına şahit oluyoruz.
Bir kadın düşünün, tüketim toplumunun ortasında, Playboy, Modern Man gibi erkek dergilerinin atakta olduğu yıllar... Ve O “Artforum” için bir reklam hazırlıyor. Güçlü bir kadın, mahrem bölgesine arzu ve ihtirasla yapay penis yerleştiriyor. Bakanları rahatsız edecek kadar açık bir görüntü, hatta yargılanabilecek derecede! Lynda Benglis’in 1974 yılında çektiği bu fotoğrafın amacı pornografik harekete dahil olmaktan ziyade, bu endüstri içindeki kadının rolüne ve gücüne farklı bir boyut katmaktı; kadını şiddet gören, tecavüze uğrayan, değişik erkekegemen fantazilerin dışında tutup, farklı ve alışılmadık bir kadın figürü yaratmaktı. Üretilenlerin dışında Benglis’te cinselliğin yanı sıra estetik kaygıların güdüldüğü, ve sanat tarihinde kullanılan “kadının güzellik” kavramının dışına çıkmadan, günümüz estetik ve kadın çerçevesi içinde sentezlenmiş bir propaganda olduğunu fark ediyoruz.
Sanatın başladığı tarihlerden bu güne, birçok cinsel içerikli heykel, resim bulmak mümkündür, özellikle fotoğraf makinesinin başlangıcından beri erotik ve pornografik sahneleri konu alan kareler vardır. Bu yüzdendir ki – sanat bir nevi toplumsal hayatı yansıttığından – cinselliğin de sanat içinde yer alması doğaldır. Gustave Courbet, Gustav Klimt, Egon Schiele, Picasso, Edouard-Henri Avril gibi birçok sanatçının cinsel içerikli çiziminin olması kaçınılmazdır.
İşte bu noktada akıllarda soru işaretleri oluşmaktadır. Sanat eserleri için ahlaki değer sorgulaması yapmak ne derece anlamlıdır, veya sanat özgür bir disiplinse şayet – evet hepimiz sanatın özgürlük ürünü olduğuna hemfikirizdir umarım – sanatçının istediği ve belirlediği her konu birer sanat eseri olarak değerlendirilemez mi?
Günümüzde klasik sanat anlayışındaki estetik kavramının giderek değiştiğini ve hatta estetik kavramının yoksun olmasının bile ayrı bir estetik düşünceyi ele aldığını düşünürsek – gerek eleştiri, gerekse üslup olarak sanatçı her konuyu özgür bir düşünceyle ele alma özgürlüğüne sahip olmalıdır. Sanatta var olan figür, nesne veya her neyse etik değerlerle yargılanmamalıdır. İşte bu sebeple, nü bir tablonun erotik ya da pornografik olduğuna karar vermek zordur. Hatta belki çıplaklık sadece “sanat” olarak bile adlandırılabilinir. Asıl tehdit sanatta barınan gizli kahramanlardır; bunlar “seyirlik” değil aksine “seyredenler”dir. İşte bu yüzdendir ki soruların cevabı toplumda ve toplumun kendi etik değerleri içindedir.
Belki de sorulması gereken tek anlamlı soru; toplum sanatın neresindedir veya sanatçı kimdir?
FACEBOOK