Maxime Ballesteros and Jen Gilpin....Bilgen Coşkun....16.03.2011
Maxime Ballesteros ve Jen Gilpin’i Berlin’deki evimin yanında bulunan stüdyolarında ziyaret ettim. Maxime bir fotoğraf sanatçısı. İşi ise profesyonel modeller yerine daha çok tanıdığı insanları alışılmadık mekanlarda fotoğraflamak. Jen ise moda tasarımcısı ve DSTM (tarz ve modern hazır giyim markası) markasının ortaklarından biri. Bu iki sanatçıyı bir araya getiren tek şeyin Berlin olmadığı kesin.
Sence pornografi aşağılık mı yoksa heyecan verici mi?
Maxime: Pornografi heyecan verici değil; yalnızca erotik ya da bir fantezi ögesi. Pornografi çoğu zaman reklamlarda gördüğümüz gibi çok aptalca olabilme kapasitesine sahip.
Peki işlerinde pornografiyi bir tema olarak kullanıyor musun?
Maxime: Direkt olarak değil ancak sanat bağlamında pornografi değinilmesi eğlenceli olabilecek bir tema. Yalnız her şeyi açıkca gözler önüne sermemelisiniz ve kullandığınız sujenin ilgi çekici olması gerekiyor. Bu tür ayrıntılara dikkat etmek her zaman tekniğin önüne geçer ve çok daha önemlidir.
Jen: Mesela bu üzerimde gördüğün deri kayış fetiş bir obje olarak değerlendirilebilir ancak onu yine de şık ve seksi göstermeyi başarabilirsin. Bu, o objeyi nasıl giydiğine göre değişen bir şey.
Maxime: Evet, bu deri kayışa ilk baktığın anda onu bir tasarım objesi olarak algılıyorsun, pornografik olarak değil.
Bazı sanatçılar pornografiyi ortaya koydukları işlerde sıkça kullanıyorlar. Sence pornografinin kendisi sanat olarak görülebilir mi?
Maxime: Nasıl kullandığına bağlı olarak değişir. Yeterli inceliği göstererek pornografiyi farklı açılardan yorumlamayı başarmanız gerekir.
Jen: Pornografi sözcüğünü birçok yere koyabilirsiniz. Eğer pizzacı çocuk eve gelmesinin ardından evdeki kadınla seksüel bir ilişkiye giriyorsa bu pornografidir. Ancak tüm bunlar kişisel ve kültürel perspektife göre farklılık gösterecek bakış açıları. Maxime’in işleri de pornografik olarak değerlendirilebilir. Sınırları nasıl belirlediğinize bağlı olarak anlamlar değişebilir.
Kişisel ilişkinize gelirsek… Pornografik bir beraberliğiniz olduğunu söyleyebilir misiniz?
Maxime: Kesinlikle!
Jen: Maxime’in çektiği birçok fotoğraf bizim özel ve yakın temaslarımızın bir yansıması. Vücudun tamamını göstermektense daha çok belli bir bölümünü göstermeye dayalı.
Maxime: Daha önce de söylediğim gibi pornografi tek başına sıkıcı bir şey. Ancak her şeyi bir anda göstermediğiniz zaman eğlenceli olmaya başlıyor.
Sizi bir arada tutan en önemli şey nedir?
Jen: Çalışmaya ve sekse karşı duyduğumuz tutku.
Maxime: Aynen ve bir de espiri anlaşıyı var. Dışarı çıkmak, yeni insanlarla tanışmak, seyahate çıkmak, seksi bir tabu olarak görmeyip onun hakkında düşünmek ve onunla oynamak ve şeyleri olduğu gibi kabul etmemek olabilir.
Belki de bu Fransız olmakla alakalı bir şeydir. Örneğin Berlin’de seks dolaysız yaşanan bir şey.
Maxime: Evet, Berlin’de her şey çok açık. Bu kulağa hoş geliyor ancak pratikte işler bu şekilde yürümüyor.
Jen: Fransızların espiri anlayışı oldukça erotiktir ve söylemeliyim ki bu konuda oldukça yaratıcılar.
Maxime: Bir şekilde kendini tehlikede hissetmen ve korkman gerekir.
Aranızda Fransızca konuşuyor musunuz?
Jen: evet. Fransızcam gün geçtikçe daha iyiye gidiyor.
Peki yatakta?
Jen: İngilizce ve Fransızca… (gülüyor) daha çok Fransızca…
Dominant kültürün bir parçası olduğunuzu düşünüyor musunuz?
Maxime: Bir yabancı olarak hayır. Berlin’de kendi dünyamı yaratmış durumdayım. Berlin oldukça farklı insanların bir arada bulunduğu, agresif olmayan bir şehir. Burada yaşamaya devam etmeniz kim olduğunuza bağlı değil. Fransa’da ise ait olduğunuz ekonomik ya da sosyal sınıf keskin hatlarla belirlenir. Berlin daha çok kasaba gibi. Kendinizi evinizde hissediyorsunuz.
Sizi bir araya getiren şey Berlin mi yoksa hayat tarzlarınız mı? İkinizde Paris’te yaşıyor olsaydınız tanışma şansınız olur muydu?
Maxime: Hiç sanmıyorum. Paris’te insanlar pek iç içe değillerdir. Örneğin moda sektöründe çalışıyorsanız yalnızca o sektörden insanları tanırsınız.
Berlin yaşanması kolay ve seksi bir yer mi?
Maxime: Seksi olduğunu söyleyemem ancak yaşanması kolay bir yer olduğu kesin. Paris’te insanlar yalnızca nasıl göründükleriyle ilgilenir. Dışarı çıkacaklarsa mutlaka hazırlanırlar.
Jen: Berlin’de yaşayanlar ne giydiklerine pek fazla önem vermezler.
İkinizi de içeren en büyük pornografik hayaliniz nedir?
Jen: Hmm…Geçtiğimiz günlerde Max, Kinki Magazine için yemek temalı erotik bir çekim gerçekleştirdi. Onunla birlikte çalışmak çok ve birlikte seksi bir şeyler üretmek çok eğlenceliydi.
Maxime: Kendimizi ve ilişkimizi yansıttığımız erotik bir çalışmaydı. Seks zaman geçtikçe heyecanını yitiren bir aktivite.Bu nedenle yaratıcı olmalı ve birbirinizle ilgili dikkat çekici şeyler bulmalısınız.
Jen senin için ne ifade ediyor Maxime?
Maxime: Yakında eşim olacak.
Onu bir hafta süreyle görmediğinde, ne tür şeyler Jen’i sana hatırlatır?
Maxime: Onu her zaman görüyorum. İşlerinde dahi ondan ilham alıyorum. O benim iş, yaşam ve seks partnerim. Zamanımızın çoğunu birlikte geçiriyoruz. Benzer yaşam tarzlarına sahibiz. İkimiz de sabah 05.00’e kadar çalışıp sonra da güne geç başlayan insanlarız. Yaşam ritmimiz bile aynı.
Jen: Max’ın sahip olduğu sanat birikimi bizim için gerçekleştirdiği moda çekimlerine değişik bir bakış açısı kazandırıyor. Bu markamızın en önemli özelliklerinden biri. Ayrıca tasarımlarımda Max’ın etkisi çok büyük.
Maxime: Jen yeni fikirlere çok açık bir insan. Rahatsız edici bir egoya sahip değil. Böylece çalışma grubundaki herkes yaratıcılık gerektiren bu işe katkı sağlayabiliyor.
FACEBOOK